Porno izleyenler tehlikede!


Bilgisayar korsanları, dünyanın en çok ziyaret edilen beş porno sitesini ‘hack’layarak 72 bin kişiye ait kredi kartı ve kullanıcı bilgilerini çaldı.


The Consortium’ adlı hacker örgütünden yapılan açıklamada, ‘spor olsun’ diye çalınan bilgilerin yayınlanmayacağı duyuruldu ama ‘pornocular’ tedirgin. 

ekolay.net

Fransa baltayi taşa vurdu


Times gazetesi, Fransa hükümetinin, resmi bir metinde Cezayir'in bağımsızlığı sırasındaki şiddet olaylarını sansürlediğini aktarıyor.

Gazete, "Fransa, kanlı sömürgecilik geçmişini saklamaya çalışmakla suçlanıyor" diye yazdı.

Times'a göre, yetkililer, saygın bir Fransız tarihçi tarafından kaleme alınan metni sansürleme kararını, Cezayir'in kaybının modern Fransa'da travma kaynağı olmaya devam etmesiyle açıkladı.

Haberde "Hükümeti bu konuda eleştirenler, Fransa'nın eski sömürgeleriyle ilişkilerini iyileştirmek istiyorsa gerçekle yüzleşmesi gerektiğini söylüyor" deniyor. Times sansür krizinin Fransa ile Cezayir arasında, Cezayir'in bağımsızlığının 50'nci yıldönümü nedeniyle yaşanan gerginliği artırdığına dikkat çekiyor. Habere göre, Fransa Hükümeti Toulouse Üniversitesi'nden tarihçi Guy Perville'den Cezayir savaşıyla ilgili bir yazı kaleme almasını istedi.

Perville resmi yıllığa girecek bu yazısında düşmanlığı sona erdirmeye yönelik bir anlaşmayla başlayan bağımsızlaşma sürecinin nasıl cinayet, adam kaçırma ve terör saldırılarıyla son bulduğuna ilişkin objektif bir değerlendirme yaptığını, ancak bunların sansürlenerek makalesinin bir zafer yazısına dönüştürüldüğünü söyledi.
Prof. Perville 40 yıllık kariyerinde ilk kez sansüre uğradığını belirtiyor.

Edebiyat eleştirmeni Pierre Assouline Kültür Bakanlığı'nı "bayağılıkla" suçlarken, Fransa Ulusal Arşiv Dairesi Başkanı Herve Lemoine, metni sansürlemek zorunda kaldığını çünkü Cezayir savaşının tamamen tarafsız bir gözle bakılamayacak kadar hassas bir mesele olmaya devam ettiğini söylüyor.

Gelir Testi yaptırma süresi uzatıldı


Gelir testi yaptırmayanlar için kurum içi gerekli düzenlemelerin yapılacağını belirten Bakan Çelik, gelir testi yaptırmak için Şubat ayı sonuna kadar sürenin uzadığını söyledi.

Bütün yeşil kartlılar ve sigortalıların bile panik yapıp gelir testine koştuklarını bu nedenle de yığılmalar ve uzun kuyruklar oluştuğunu belirten Bakan Çelik gelir testi yaptırma süresinin Şubat ayı sonuna kadar yapılabilmesini sağlayacak kurum içi düzenlemelere gittiklerinin müjdesini verdi.

Habertürk TV'ye konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik son günün 31 Ocak olarak duyurulan gelir testi yaptırma zorunlulu kosunda önemli bilgiler verdi.

Çelik şunları söyledi:

"GSS 31 ocakta yürürlüğe girdi kimlerin 31 Ocak'a kadar gelir test yaptırması gerekiyor? Gelir testi vardı yeni çıkmadı sadece zorunluluğu yeni geldi. Şimdi bütün vatandaşlarımız Genel Sağlık Sigortası kapsamına alındı. 9 milyon 200 bin yeşil kartlılar her yıl yaptırdıkları sağlıktan yararlanmak için kullandıkları vizeleri var ise sorun yok. Bunalrın gelir testi yaptırmasına gerek yok. Günü gelince her yıl olduğu gibi gelir testine tabii olacaklar. Bir vatandaşımız 4A, 4B, 4C dediğimiz yani SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı değil ise 1 milyon 700 bin kişi prim ödemeden bu kurumlarla ilişkisi yok ise bu vatandaşlarımız ile vizesi olmayan yeşil kartlılar gelir testi yaptracak.

"BU BİR UZATMA DEĞİL"
Şimdi yapılacak gelir testinden çıkan sonuçta ödemeniz gereken tutar subat ayı sonunda ödeneceği için, telaş içinde olan veya son güne bırakıp ihmal ettiğinden panik olunuyor. Paniğe gerek yok. Ocak ayı primi Şubat ayı sonuna kadar ödeneceğinden işlemlerini Şubat ayında da tamamlayabilme imkanları var. Gelir testi neticesinde yapılacak olan değerlendirme ile kişinin ne kadar prim ödeyeceği sağtanacak. Sosyal Yardımlaşma Vakıfları bünyesinde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu değerlendirmeleri gerçekleştiriyor.

Buna göre; Asgari ücretin üçte birinden az geliri varsa hane halkının bütün gelirleri toplanacak. ve hane halkına bölünecek. Brüt asgari ücretin üçte birinden yani 295 TL'nin altında geliri olanların primleri hazine tarafından ödenecek. Asgari ücret kadar geliri olanlar 35 TL prim ödenecek. Bir asgari ücretten 2 asgari ücret arasında geliri olanlar 106 TL prim ödeyecek. 2 asgari ücretin üzerinde geliri olanlar 212 TL prim ödeyecekler."

Milli Güvenlik dersi kaldırılıyor


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Milli Güvenlik Bilgisi öğretimi yönetmeliğini artık yürürlükten kaldırıyoruz" dedi.




TBMM (A.A) - Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1979 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Milli Güvenlik Bilgisi öğretimi yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığını kaydetti.
Erdoğan, "AB raporlarında Türkiye'nin eleştirilmesine neden olan, Milli Eğitim Şuralarında kaldırılması teklif edilen, özellikle de asker öğretmenler tarafından verilmesi yadırganan bu dersin, bir kısım konuları 2012-2013 yılından itibaren vatandaşlık bilgisi ve benzeri derslerin içinde sivil öğretmenler tarafından işlenecektir" diye konuştu.

İstanbullular Dikkat !

Marmara Bölgesi, yarını perşembeye bağlayan geceden itibaren Trakya’dan başlayacak kar yağışının etkisine girecek.


Yarını perşembeye bağlayan gece Trakya’da başlayacak olan kar yağışının gün içinde iç kesimlere doğru, ama etkisini artırarak ilerlemesi bekleniyor.

Meteorolojik tahminlere göre, Marmara Bölgesi’nin büyük bölümünde bugün akşam saatlerinden itibaren yağmur gözlenecek. Kar yağışı, yarın gece yarısından itibaren kendini gösterecek. Kar yağışının günün ilerleyen saatlerinde İstanbul’a doğru ilerlemesi ve bu sırada da etkisini artırması bekleniyor.

Taksim yayasızlaştırılacak!

Uygulamaya konmak üzere olan Taksim’i yayalaştırma projesi, aksine yayalara Taksim ve çevresinde hayatı zorlaştıracak, birçok noktada onları tek sıra halinde yürümeye mecbur edecek. Projeyle Taksim’deki gösteriler de tarih olacak.


Taksim Platformu’nda yer alan mimar, şehir plancıları ve sivil toplum örgütlerinin geçen hafta düzenlediği toplantıya göre;

* Sunulan projede, Gümüşsuyu, Sıraselviler, Mete, Tarlabaşı ve Cumhuriyet Caddeleri’nde derinliği 10, uzunluğu 70 metreyi bulan devasa yarıklar açılıp dalış tünelleriyle meydana inilecek.
* Kentin en önemli kamusal mekanının dalış tünelleriyle bir otoban kavşağına dönüştürülmesi Taksim’i insansızlaştıracak.
* Kaldırımlar servis yoluna dönüşecek, ağaçlar kesilecek; yürüyerek Taksim’e çıkmak imkansız hale gelecek. Ulaşım sorunu da çözülmeyecek.
* Yeni tünel sistemine göre, Taksim’e ulaşmak için ya metro ya da araç kullanmak zorunda kalınacak.

İşte PKK kadınları böyle kullanıyor!

 Terör örgütü PKK'nın kadını nasıl kullandığı militanlar üzerine yapılan kapsamlı bir çalışmayla göz önüne serildi.
Çalışma Sosyolog Dr. Necati Alkan tarafından "PKK'da Semboller, Aktörler, Kadınlar" adıyla kitaplaştırıldı. Kitapta terör örgütünün kadına bakışı net bir şekilde ortaya koyuldu. Çalışma için 151'i kadın 835 militanın, terör örgütüne verdikleri özgeçmişleriyle operasyonlarda ele geçirilen özgeçmişlerini tek tek inceleyen Alkan, ayrıca 20 eski kadın militanla da yüz yüze görüşerek PKK'nın kadına bakışı masaya yatırdı. Örgüte katılan kadınların yaş analizleri, eğitim durumları, radikalleşme süreçleri ve örgütteki sözde ve özde konumlarını tek tek gözler önüne serdi.

Araştırma sonucunda PKK'ya katılan kadınların yüzde 82'sinin 14-25 yaş grubunda oldukları belirlenirken, bu kadınların yüzde 55'den fazlasının 15-18 yaş, yüzde 20'ye yakının ise 15 yaş altı çocuklardan oldukları tespit edildi. Yine yapılan çalışmada dağa çıkan kadın militanların yüzde 4'ünün üniversite mezunu, yüzde 10'unun lise, yüzde 57'sinin ise ortaokul ve ilkokul mezunu yüzde 9'unun ise sadece okuma yazma bildikleri, yüzde 16'sının ise okuma yazma bile bilmedikleri ortaya çıktı. Kadın militanların büyük bölümünün 'mesleksiz' ve 'ev kızı' olarak kendisini ifade ettiği özgeçmişlerde radikalleşme ve dağa çıkma nedeni olarak töre, namus cinayetleri, berdel baskısı, eğitimsizlik, aile içi iletişimsizlik ile devletin kötü uygulamalarını gösterdikleri görüldü. Bu tespitlere yer verilen kitapta, 80-90'lı yıllarda gözaltına alınanlara işkence yapılması, erkeklerin köy meydanında kadınların karşısında çırılçıplak soyulması, asker veya polisin taciz/tecavüz iddialarının etkisi de vurgulandı.

ANNEM BİLE TANIMADI
Görüşmeleri kod adıyla yayınlanan eski kadın militanlar, PKK'nın kadını 'Erkek militanları örgüte bağlama aracı' olarak kullandığını ortaya koydu. Aile içi iletişimsizlik, örgütün özgürlük vaadi ve devletin yanlış uygulamalarının dağa ittiği genç kızların yaşadıklarını da 3 eski militan şöyle özetledi: * Zelal: Bir defa olsun babam 'kızımsın, seni seviyorum' desin, düşüncelerimi anlasın. Hiç bunu yaşayamadım. Ve bu boşluk beni dağa sürükledi.

* Bese: İşte dağdayım, silahım var, özgürüm diye düşünüyordum. Ama gördüm ki kendime ait bir kişiliğim bile yoktu.

* Rojin: Ben polisle karşılaşana kadar sıradan bir insandım. Bir gün gözaltına alındım. Çıkınca annem bile tanıyamadı. İntikam için PKK'ya katıldım.

MOTİVASYON SAĞLANIYOR
İşte kadın militanlardan PKK'nın kadına bakışını gözler önüne seren çarpıcı itiraflar: * Pelin: Feodal Kürt erkeği üzerinde kadın çok etkilidir. Silahlı bir eyleme kadın militan gidiyorsa erkeğin gitmemesi mümkün değildir. Eylem öncesi kadın 'dilili' (zılgıt) çekti mi erkekler kendini eyleme mecbur hisseder.

* Ronanhi: Bazı eylemleri erkekler yapar, ancak 'kadın militan yaptı' diye Roj TV'den yayınlarlar. Böylece motivasyon sağlanır.

* Çiğdem: PKK kadınları örgütte tutmak istiyordu, çünkü kadınların örgütten ayrılması erkeklerin de örgütten kopuşunu hızlandırıyordu.

* Ejin: HPG yönetiminde 41 kişiden 12-13'ü kadındı ama erkekler bize her istediklerini yaptırıyordu.

* Leyla: Aslında PKK'ya katılmakla bir kölelikten diğer köleliğe geçmiştim ama farkında değildim.

* Beritan: (Kadınların 'iç istihbarat' amaçlı kullanıldığını anlatıyor.) Öcalan bize, 'Bana Cemal (Murat Karayılan) ne yapıyor, Abbas (Duran Kalkan) ne yapıyor, Cuma (Cemil Bayık) ne yapıyor bildireceksiniz' diyordu.

* Asya: Arkadaşım aşık oldu. Savunmaları alınmadan idam kararları verildi. Ama yalnızca kız infaz edildi.

* Zinarin: Şam'da okuduğum ilk kitap Böyle Buyurdu Zerdüşt'tü. Öcalan kitabı görünce 'Önce beni okuyacaksın' dedi.

İNTİHAR EYLEMLERİ İÇİN TERCİH EDİYORLAR
Sosyolog Dr. Necati Alkan, tek tek analiz ettiği kadın militanların terör örgütüyle bağlarına ilişkin kitabında önemli tespitlerde bulundu. Görüşme yapılan kadınların örgütün kendileriyle arkadaşlık, hemşehrilik, akrabalık, sosyal ve kültürel faaliyetlerle etnik değerleri kullanarak ilişki kurduğuna dikkat çeken Alkan, Kürt toplumunda bir kadının örgüte katılmasının çok zor olduğunu hatta kendi başına dağa çıkması değil evden dışarı bile adım atmasının cesaret isteyen bir olay olduğunu vurguladı. Örgütün silahlı faaliyetlerinde kadınların özellikle intihar eylemlerinde kullanıldığına işaret eden Alkan, yine kadınların silahlı eylemlerde daha çok sembolik, erkekleri eylemlere motive eden roller üstlendiklerine dikkat çekti.

ÖRGÜTTEN AYRILMAK YASAK
Bugün gazetesinde yer alana habere göre; Sevgi, aşk ve cinsel ilişkinin örgüt içi inşa edilen cinsiyet hiyerarşisine göre üst yönetimde bulunanlara serbest, ancak alt düzeyde faaliyet yürüten militanlara yasak olduğunu belirten Alkan, örgütte her hangi bir kadın ve erkeğin cinsel ilişki yaşaması durumunda erkeklere müsamaha ile yaklaşılırken, kadınların ise tereddüt etmeden cezalandırıldığına işaret etti. Alkan, bunun da geleneksel toplumdaki 'Kadın kuyruk sallamazsa erkek yanlış yapmaz' ataerkil düşünce kalıbından kaynaklandığını ifade etti. Diğer yandan bir kadının örgüte girdikten sonra kendi iradesiyle ayrılmasına izin verilmediğini de kaydeden Alkan, böyle talepte bulunan kadınların ajan ya da hain damgası yediğini hatta infaz edildiklerini aktardı.

KADINLAR NASIL KULLANILIYOR?
Alkan, kadınların PKK tarafından şu nedenlerle kullanıldığına şöyle sıraladı: "Örgüt içi iktidarı elde tutmada, bilgi toplamada, propaganda faaliyetlerinde, örgüt içi disiplini sağlamada, erkekleri eylemlere motive etmede, erkeklerin örgütten kaçmalarını engellemede, PKK hareketinin toplumsal tabana yayılmasını sağlamada, PKK'ya yeni elemanlar kazanmada."
(Bugün)

Nedim Şener'den mahkemede ağlatan soru

 Oda TV davasının duruşmasının başlangıcında salona alınan Nedim Şener, öyle bir soru sordu ki izleyenler boğazına yumruk yemiş gibi oldu.

Tutuklu gazeteci Nedim Şener, eşine dönerek 'Vecide'nin karnesi nasıl?' diye sordu, salondakilerin gözleri doldu. ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Oda TV'de yapılan aramalar sonrasında gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 14 sanık hakkında açılan davaya devam ediliyor.

Bugünkü duruşmada Nedim Şener'in eşine dönerek sorduğu 'Kızımız Vecide'nin karnesi nasıl?' sorusu salondakilere duygusal anlar yaşattı. Duruşmada söz almak isteyen Nedim Şener, "Savunmam eksik kalmış. Bir önceki duruşmada kısa kesmek zorunda kalmıştım. Devam etmek isterim" dedi.

Bir önceki duruşmada tutukluluk kararı sanıklar adliye sarayının nezarethanesinde bekletilirken avukatlara açıklanmıştı. Yalçın Küçük bu duruma itiraz etti. Küçük, "Kararın yüzümüze okunmaması hukuka aykırıdır. 50-60 yıldır yargılanırım. Kararın yüzümüze okunması lazım" diye konuştu. Yalçın Küçük savunmasında ''Ben Yalçın Küçük'üm. Beni 100 yıl mahkum edin bir şey demiyorum. Bana layık olan bir duruşma istiyorum'' ifadelerini kullandı.

Çocuk Tecavüzcüsü Ünlü Yönetmen Serbest Bırakıldı


İsviçre Adalet Bakanlığına göre, 1977'de 13 yaşındaki kızla ilişkiye girmekten yargılanan ve hapse atılan Polanski, serbest bırakılınca İsviçre'deki dağ evinde "elektronik izleme" ile ev hapsinde olacak. 

Polonya ve Fransız yurttaşı Polanski'nin 32 yıl önce ilişkiye girdiği Samantha Geimer, ünlü sinemacı hakkında kovuşturmaya son verilmesini Amerikan adaletinden bir ay önce istemişti. ABD de Polinski'yi yargılamak için İsviçre'den istiyordu. 

Musa Kanğ'ın kuzenine tahliye şoku


Erzurum'da 3 Kasım'da kaybolan, 9 Kasım gecesi metruk bir binada ölü bulunan Musa Kanğ'ın cinayet zanlısı olarak tutuklanan S.K ile B.E'ye, Kanğ'ın cesedinin bulunduğu metruk binada yer göstermesi yapıldı. Akşam üstü de Musa Kanğ'ın kuzeni S.K. hakkında tahliye kararı çıktı.


9 Kasım gecesi tren garının kuzeyindeki metruk bir binada, Musa Kanğ'ın cesedinin bulunmasıyla ilgili yapılan soruşturma kapsamında, 12 Kasım'da tutuklanan S.K. ile dün tutuklanan B.E'nin, soruşturmayı yürüten savcılık tarafından Erzurum Adliyesi'nde yüzleştirilmeleri yapıldı. 

Daha sonra S.K. ve B.E, soruşturmayı yürüten savcı, S.K'nın avukatları Tuncer Aktaş ve Alparslan Başlıcan ile birlikte, geniş güvenlik önlemi altında metruk binaya getirildi. 

Burada, savcı gözetiminde yapılan yer göstermenin ardından, S.K ve B.E, yeniden Erzurum KapalıCezaevi'ne gönderildi. 

S.K'nın avukatlarından Tuncer Aktaş, "Müvekkilim olay yerine ilk kez geldiğini söylüyor. B.E ise iddiaları kabul etmiyor" dedi. 

Dosyayı değerlendirme çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Aktaş, yeni delillerin ortaya çıktığını belirterek, "Yeniden tahliye talebinde bulunacağız. Çünkü yeni deliller ortaya çıktı. Konu değerlendiriliyor. Takdir artık mahkemenin. Kameraya dayalı yapılan önceki teşhislerin doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Buradaki gözlemleri de mahkeme ve savcılık makamı değerlendirecek. Yani biz yasal süremizi kullanacağız, takdir ise mahkeme heyetinindir. Bu konuda fazla bir şey söylememiz yanlış olur" dedi. 

Bu açıklamayı izleyen saatlerde Musa'nın amcasının oğlu S.K. hakkında tahliye kararı çıktı. 

Güpegündüz saat kulesinde seviştiler


Sidney'de bir çift, şehrin en kalabalık noktalarından birinde bulunan bir öğrenci yurdunun tepesinde bulunan saat kulesinde sevişirken görüntülendi.


Avustralya'nın Sidney kentinde bir çift şehrin en kalabalık noktasında bulunan bir saat kulesinde gün ortasında sevişirken görüntülendi. 

Kalabalık, öğrenci yurduna çevrilen eski alışveriş mağazasının önünde toplanmaya başladığında içlerinden biri fotoğraf makinasına davranınca ortaya bu kare çıkmış. 

Görgü tanığı, "İlk başta çok az insan farketmişti ama ne zamanki ben fotoğraf çekmeye başladım, insanlar durup bakmaya, sırıtmaya ve gülmeye başladı. Çifte bakıldığında sanki görülebileceklerini biliyorlardı ama bunu hiç umursamıyorlardı" dedi. 

Avustralya gazeteleri şimdi çiftin ortaya çıkmasını istiyor. İddialara göre çift, yurtta kalan öğrencilerdendi ve çatıda sevişmeye karar vermişlerdi.

Bayramda hava nasıl olacak?


Bayramda hava Türkiye genelinde açık olacak. Yağış yok. Sisli hava ise etkisini sürdürecek. İşte bayram için hava tahmini.


Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara, İç Ege, İç Anadolu'nun batısı ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde yoğun sis olayı yaşanacağı uyarısında bulundu. 

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nce yapılan son değerlendirmelere göre; Türkiye’nin kuzey ve doğu kesimleri parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Güneydoğu Anadolu'nun doğusu (Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt), Doğu Anadolu'nun doğusu (Bingöl, Muş, Bitlis, Şırnak, Van, Hakkari, Erzurum, Kars, Ağrı, Iğdır ve Ardahan) ile akşam saatlerinden itibaren Orta ve Batı Karadeniz kıyıları ve Doğu Karadeniz yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Yağışlar; yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun doğusunda karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak. Bu sabah ve gece saatlerinde Marmara, İç Ege, İç Anadolu'nun batısı ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde yer yer sis olayı görülecek. 

Hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacak, Türkiye genelinde mevsim normalleri civarında seyredecek. 

Rüzgar ise genellikle kuzey ve kuzeybatı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da güneyli yönlerden hafif kuvvette esecek. 

SİS UYARISI 
Marmara, İç Ege, İç Anadolu'nun batısı ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde sis olayı beklendiğinden, oluşabilecek olumsuz şartlara (Hava, kara ve deniz ulaşımında aksamalar, hava kirliliği vb.) karşı, başta sürücüleri olmak üzere, ilgililer ve vatandaşların tedbirli olmaları istendi. 

Bölgelere göre hava durumu şöyle olacak: 
MARMARA: Parçalı bulutlu geçecek. Sabah ve gece saatlerinde yer yer sis görülecek. 

EGE: Parçalı ve az bulutlu geçecek. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer sis görülecek. 

AKDENİZ: Bölgenin doğu kesimleri parçalı bulutlu, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. 

İÇ ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu geçecek. Bölgenin batısında sabah ve gece saatlerinde sis görülecek. 

BATI KARADENİZ: Kıyıları çok bulutlu ve akşam saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerler parçalı ve az bulutlu geçecek. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer sis görülecek. 

ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Kıyıları ile zamanla Doğu Karadeniz çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren Orta Karadeniz kıyıları ile Doğu Karadeniz yağışlı, diğer yerler parçalı ve az bulutlu geçecek. Yağışlar genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak. 

DOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren doğusu (Bingöl, Muş, Bitlis, Şırnak, Van, Hakkari, Erzurum, Kars, Ağrı, Iğdır ve Ardahan) yağışlı geçecek. Yağışlar; yağmur ve sağanak, Erzurum, Ağrı, Van ve Hakkari'nin yükseklerinde karla karışık yağmur, akşam saatlerinden itibaren bölgenin doğusunda görülecek yağışların kar şeklinde olması bekleniyor. 

GÜNEYDOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren doğusu (Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt) yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. 

Kanada'da domuz gribi aşısı toplatılıyor



Türkiye'ye de grip aşısı veren ilaç firması Glaxosmithkline, Kanada'nın aldığı domuz gribi aşılarından bir partisini geri çekme kararı aldı. Gerekçe, hayati tehlike oluşturabilecek alerjik reaksiyon riski.


Dünya Sağlık Örgütü (WHO), GlaxoSmithKline ilaç şirketine ait domuz gribi aşısının Kanada'ya gönderilen bir partisinin "ciddi" alerjik reaksiyona neden olduğunu, söz konusu aşının geri çekildiğini bildirdi. 

WHO sözcüsü Thomas Abraham, Kanada'da aşıya karşı alışılmamış oranda "ciddi" alerjik reaksiyonun belirlenmesi üzerine, bunun nedenini bulmak için gerekli araştırmaların yapılmakta olduğunu açıkladı. 

Sözcü, WHO'nun bu aşamada aşılanmayla ilgili önerilerinde bir değişiklik yapmayacağını belirterek, "Öncelikle Kanada'da ne olup bittiğini anlamamız gerekiyor" dedi. 

GlaxoSmithKline sözcüsü Gwenan White da bir 
parti domuz gribi aşısına karşı normalden fazla alerjik reaksiyon tespit edildiği yönündeki haberlerin ardından bir tavsiye yayımladıklarını söyledi. 

Sözcü, Kanada'daki sağlık görevlilerine söz konusu aşıyı kullanmamaları tavsiyesinde bulunduklarını, sağlık yetkilileri ile firmanın olayı araştırdığını kaydetti. 

White, aşırı alerjik reaksiyona neden olduğu belirtilen bu partide 172 bin doz aşı bulunduğunu, Kanada'ya toplam 7,5 milyon doz aşı dağıtıldığını ifade etti. 

CNN Türk'ün ulaştığı Sağlık Bakanlığı'ndan bir yetkili, "Bize 
Türkiye ya da Kanada'yla ilgili ulaşmış böyle bir bilgi yok, olursa hemen açıklarız" dedi.



Aşılama yapılmazsa ölümler artacak


Dünya Sağlık Örgütü Genel Merkezi Küresel Grip Programı Pandemi Hazırlık Koordinatörü Prof. Dr. Hande Harmancı uyardı: Veliler sadece bilim adamlarına kulak versin ve çocuklarını muhakkak aşılatsın.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Ben ve ailem domuz gribi aşısı olmayacağız” derken, toplumun büyük kısmı bu konuda tereddüt yaşarken, bilim dünyasından bu konuda çok önemli bir çağrı geldi. 

Vatan Gazetesi’ne konuşan Dünya Sağlık Örgütü Genel Merkezi Küresel Grip Programı Pandemi Hazırlık Koordinatörü Prof. Dr. Hande Harmancı, “Mutluka aşı olun” çağrısı yaptı. 

H1N1 virüsü mutasyona uğradı mı? Bundan sonra aşılar ve ilaçlar işe yaramayacak mı? 
H1N1 virüsü sürekli olarak mutasyona uğrayabilecek bir yapıda fakat her mutasyon aynı değildir. Norveç’in yaptığı açıklamadan Dünya Sağlık Örgütü’nün de (WHO) bilgisi var. Açıklamaya göre virüsün genetik yapısının belli bir yerinde değişime uğradığı söyleniyor, fakat bunun klinik anlamının ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Bu mutasyonun klinik seyirde ya da ilaçlar üzerinde bir etkisi olacak mı olmayacak mı henüz araştırma altında. Fakat şu andaki virüslerin her iki ilaca da (Oseltamivir ve Zanamivir) bir direnç geliştirmediği kesin olarak gösteriliyor. 

Virüsün mutasyona uğradığı ne kadar sürede netleşir? 
Veri toplama hızına bağlı bu. WHO laboratuvarları bu virüsleri sürekli izliyorlar. Olay veriler toplandıkça netleşecek. 

Mevcut aşılar ve ilaçlar geçerliliğini yitirecek mi? 
Hayır. Her mutasyondan sonra var olan aşılar ve ilaçlar geçerliliğini yitirecek diye bir şart yok. Genetik yapının herhangi bir yerinde olan mutasyon aşının geçersizliği ya da ilacın direncine neden olmaz. Bu mutasyon olmaması enteresan olurdu. Bu virüs hastalığın başında beri mutasyona uğramadı, mutasyon bizim için şaşırtıcı değil, doğal bir süreç. Ama en önemlisi ilaçlara karşı bir direnç yok. Aşıların etkinliğinde de bir değişiklik yok. 

Önce Başbakan ardından Bakan Çubukçu ”Aşı olmayacağım” açıklaması yaptı. Veliler ne yapmalı? 
WHO başından beri aşıların arkasında duruyor. İki gün önce bu aşıların güvenliğiyle ilgili yeni bilgi notu yayımladık. Dünyada bugüne kadar 65 milyon doz aşı uygulaması yapıldı. 65 milyon dozun içinde bilim adamlarını şaşırtan bir yan etkiye rastlanmadı. Çin’de 11 milyon doz aşı yapıldı ve içlerinden olası 2 ölümün aşıdan dolayı olduğu düşünüldü, bu iki ölümün otopsi dahil incelemeleri yapıldığında Domuz gribi aşısına bağlı olmadığı tespit edildi. Türkiye’de her gün 1000 kişi ölüyor, ve bu ölümler ölmeden önce bir şeyler yapıyorlar, örneğin yemek yiyorlar. Önce yemek yedi sonra öldü demek ne kadar abes ise, önce aşı oldu sonra öldü demek de o kadar abestir. 

Aileler kimi dinlesin? 
Aşılar güvenli. Türkiye’nin aldığı aşılar Avrupa’nın bir çok ülkesinin aldığı aşılarla aynı. Türkiye’ye gelişmiş ülkelerce en düzgün ve kabul gören aşılar alındı. Güvenlik profilleri son derece yüksek, hem güvenli hem de etkili. İnsanların güvenilir yerlerden bilgi edinmelerini öneriyoruz. 

WHO ve Sağlık Bakanlığı’nın internet sitelerinden vatandaşlar bilgi alsınlar. Veliler sadece bilim adamlarını dinlesinler. Grip salgını her ne kadar hafif gibi görünüyorsa da bu grip mevsimsel gripten farklı olarak çocukları, hamile kadınları ve kronik hastaları çok daha fazla etkiliyor. Tüm dünyada hastaneye yatanlara baktığımızda 5 yaş altı çocuklar, hamileler ve 65 yaş üstü yetişkinler çok daha fazla hastalık geçiriyorlar ve ölüyorlar. 

”Allah sıralı ölüm versin” diye bizde bir laf vardır, bu hastalık sıralı ölümleri tersine çeviriyor. Çocukları, gençleri ve hamile kadınları öldürüyor. Çok hafif geçirmeleri büyük olasılık, ama ya olmazsa. Bilim adamlarını ciddiye almalılar bir an önce aşı olmalılar. Sokaktaki vatandaşa ”Aşı yaptıracak mısınız” diye soruyorum ”Hayır güvenmiyoruz” diyorlar, insanlar havada uçuşan bilgilere inanıyorlar. 

Ölümler katlanarak artacak 

WHO’nun ”Hastalık Türkiye’de daha hızını almadı açıklaması var. İleride Türkiye’de neler olacak? 
Türkiye de Avrupa’daki eğilimleri izliyor. Salgın batı Avrupa’da biraz azaldı ama Türkiye’de artmaya başladı. Artışın katlanarak sürmesini bekliyoruz. Aşı az yapılıyor, bir ay içinde bu hastalık çok artacak. Aşılama yapılmazsa ölümler katlanarak artacak. Türkiye bu gidişle daha kötü durumlara da hazırlıklı olsun. Şu bir gerçek ki aşı olmayan ülkeler büyük risk altında. 

Türk insanı şanslı çünkü aşısı var 

İş işten ne zaman ve nasıl geçer? 
Ciddi hastalanmalar ve ölümler fazlalaşınca iş işten geçmiş demektir. Çocuklarımızı bu nedenle iş işten geçmeden aşılatmamız lazım. Bir toplum ne kadar fazla ve erken aşılanıyorsa o kadar az insanı kaybedeceksiniz demektir. Türkiye şu yönden şanslı, aşı anlaşması yaptı ve bol miktarda aşı var, bunu uygulamaya çalışıyor. Dünyada bir çok ülkede aşı sıkıntısı çekiliyor, Amerika’da yeterince aşı piyasada yok ve şu anda büyük aşı sıkıntısı çekiyor. Halk ’Neden bizim aşımız yok’ diye hükümetleri eleştirmeye başladı. WHO, aşı sıkıntısı çeken 95 ülkeye aşı gönderecek Ukrayna’da buna dahil. Dünyada aşı sıkıntısı çekiliyor, bu sıkıntı varken Türkiye’de insanlar aşıya güvenmeliler ve şanslı olduklarını düşünmeliler.



Bookmark and Share

Mahsur kalan 18 kişi kurtarıldı


Erzurum-Rize karayolunda çığ düşmesi sonucu mahsur kalan 18 yolcuya ulaşıldı.


Rize'nin İkizdere ilçesi Sivrikaya köyü yakınlarında Ovit Geçidi'nde çığ düşmesi sonucu 30 saati aşkın bir süredir mahsur durumda bulunan 18 kişiye ulaşıldığı bildirildi. Mahsur kalan araca, Rize yönünden giden ekiplerin ulaştığını, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bildirdiği belirtildi. 

Ovit Dağı' nda mahsur kalan 18 kişi, dağcılar eşliğinde yaptıkları yürüyüşün ardından Sivrikaya köyü yakınlarında açık yola ulaştılar. Burada araçlara bindirilen 18 kişi ile dağcılar Ovit dağı'ndaki şantiyeye doğru yola çıktı. 

İkizdere ile Erzurum'un İspir İlçesi arasındaki karayolunun 67'nci kilometresinde cuma günü saat 18.00 sıralarında çığ düşmesi sonucu Biberoğlu Yaylası'nda 'Öz İspir Seyahat'a ait 25 EC 912 plakalı midibüste mahsur kalan sürücü ile 17 yolcuya bugün saat 00.30 sıralarında ulaşıldı. Karayolları 103'üncü Şube Şefliği'nden araçla yola çıkan Kaçkar Dağcılık Kayak Rafting İhtisas Spor Kulübü (KDRK) Başkanı Mehmet Emin Ayhan ve dernek üyelerinden Sultan Beyaz ile Hasan Köse, sarp ve kayalık bölgeye kadar ilerledikten sonra yaklaşık 3 saatlik yürüyüş ardından araca ulaştı. 

Yanlarında götürdükleri su ve gıda maddelerini midibüste mahsur kalanlara veren dağcılar, Ovit Dağı'nda oluşturulan kriz merkezinde bulunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu'nu telefonla bilgilendirdi. Daha sonra bölgeye, aralarında İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe'nin de yer aldığı 10 kişilik sağlık ekibi yaya olarak hareket etti. Ancak, sis ve tipi nedeniyle ekipteki 6 kişi dönmek zorunda kaldı. İl Sağlık Müdürü Tepe ile 1 doktor ve 2 sağlık personeli ise 4 saatlik yürüyüş ardından midibüse ulaştı. Sağlık ekibi, soğuktan etkilenen iki yolcuya tıbbi müdahalede bulundu. 

BOT, HEDİK VE ÇORAP GÖNDERİLDİ 
Bu arada İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe'den yolcuların ihtiyaçları için bilgi alındı. Rize Belediyesi'nce temin edilen 18 bot, hedik ve çorap ile çamaşır, bu sabaha karşı Ovit Dağı'ndaki şantiyeye getirildi. Malzemeler, 3 dağcı eşliğinde midibüse ulaştırılmak üzere gönderildi. Midibüste mahsur kalanlar ayakkabı ve diğer giysileri giydikten sonra bölgeye hareket eden takviye dağcılar eşliğinde 3 kilometrelik yolu yaya,kalan 7 kilometrelik yolu ise araçla geçerek Ovit Dağı'ndaki şantiyeye ulaştırılacak. 

HELİKOPTER İNEMEDİ 
Mahsur kalan yolcular için Diyarbakır'dan gelen askeri helikopterin sabah erken saatlerde midibüsün olduğu bölgeye yaklaştığı, ancak olumsuz hava koşulları ve çığ riski nedeniyle iniş yapamadığı ifade edildi. 

KRİZ MERKEZİ TOPLANDI 
Bugün saat 06.00 sıralarında Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Erhan Güder, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turan ve diğer yetkililer toplantı yaptı. Toplantıda, midibüse ulaşan İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Tepe'den alınan bilgiler eşliğinde helikopterin bölgeye inemediği öğrenilince, mahsur kalan 18 kişinin yaya olarak getirilmesi kararı alındı. Bu karar, şantiye çevresinde bekleyişlerini sürdüren yolcu yakınlarına da iletildi. 

Araçlarına binerek bölgeye hareket etmek isteyen yolcu yakınları, Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı'nın güzergahta çığ riski olduğu yönündeki uyarısı ardından bölgeye gitmekten vazgeçti. Bazı yolcu yakınları ise aradan 38 saat geçmesine rağmen mahsur kalanlaın hala getirilememiş olmasına tepki gösterdi. 

'RİSKLERİ EN İNCE AYRINTISA KADAR DEĞERLENDİRECEĞİZ' 
Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, bölgeyi çok iyi bildiğini belirterek, "Bu işin vahametini önce ben de anlayamadım. Ancak birkaç saatlik iş olmadığını gördük. KDRK ekibi bu bölgeyi iyi bildiği için onları bölgeye yönelttik. Gece işyeri açtırıp bot ve çorap ile ihtiyaç olan malzemeleri aldırdık. Bütün ihtiyaç malzemelerini gönderdik. Artık 3 gün daha orada kalsalar bile bir şey olmaz. Kimsenin tırnağının kırılmasına bile razı olmayız" dedi. 

Bakırcı, "30 kişiyi aynı anda göndermenin nelere mal olabileceğini düşünemiyorum. Geçen yıl bunun örneği Trabzon'un Zigana Dağı'nda yaşandı. Yaya olarak dönebilirler, ama bir kişinin inişi en az 3 saat sürer. Böyle bir şeyi ne dağcılar göze alabilir, ne de biz. Riskleri en ince ayrıntısına kadar değerlendiriyoruz" diye konuştu. 

BÖLGEDE ÇIĞ RİSKİ 
Öte yandan Ovit Dağı'nda sabah saatlerinde yer yer kar yağışı görülüyor. Sisin etkisini kısmen kaybettiği bölgenin yüksek kesimlerinde tipinin etkili olduğu belirtiliyor. Midibüsün bulunduğu bölgede ise hava şartlarının normale dönmesiyle çığ riskinin arttığı ifade edildi. 

MAHSUR KALANLARIN İSİMLERİ 
Bu arada midibüste mahsur kalan yolcuların isimleri belli oldu. İsim listesi şöyle: Hasan Arslan (Şoför), Hızır Deniz, Doğan Kaya, Elif Beyza Yıldırım, Salih Kaşıkçı, Deniz Hacıfazlıoğlu, Yakup Erbaş, Gülefer Akın, Hülya Korkmaz, Funda Fener, İmdat Çetin, Serkan Mercan, İsmail Can Koçali, Fatih Sultan Yılmaz, Savaş Yaşar, Yavuz Kopuz, Semih Sayın ve Zafer Mutlu


Bookmark and Share

Grup seks cinayetine müebbet hapis


İtalya Perugia'da okuyan İngiliz Meredith Kercher, ev arkadaşı Amerikalı Amanda Knox ve 2 erkek tarafından grup seks teklifi reddedildiği için öldürülmüştü.


Öğrenci değişim programıyla İtalya’nın Perugia kentine giden İngiliz Meredith Kercher (21) Kasım 2007’de evinde ölü bulunmuştu. 

Boğazı kesilerek öldürülen genç kızın katil zanlısı olarak ev arkadaşı Amerikalı Amanda Knox (22), Fildişi Sahili’nden Rudy Hermann Guede ve İtalyan Raffaele Sollecito (25) tutuklanmıştı. Amanda Knox sorgusunda “Meredith’e grup seks teklif ettik. Kabul etmeyince de öldürdük” demişti. 

Karar 5 Aralık’ta verilecek 
Mahkeme 2 yıl süren duruşmaların ardından katillerden Rudy Hermann Guede’ye 30 yıl hapis cezası vermişti. Güzelliğiyle dikkat çeken Amanda Knox’un duruşmalar boyunca gülümsemesi tepki görmüştü. 

İtalyan savcılığı dün Amanda Knox için müebbet hapis cezası istedi. Tüm duruşmalarda gülen Amanda Knox bu kez gözyaşlarına hakim olmakta zorlandı. Genç kıza ne kadar ceza verileceği 5 Aralık’ta yapılacak duruşmada belli olacak.


Bookmark and Share